Tercihlerimiz ve Vazgeçişlerimiz

Raul Castro, Fidel Castro’nun kardeşi. Fidel Castro rahatsızlanınca yıllardır yerine getirdiği görevini kardeşine devretti. Bu iki satırı okuyup siyasi bir yazı yazacağımı sanıyorsanız yanılıyorsunuz.,Lakin ağabeyinin rahatsızlığı dolayısıyla görevi ona devretmiş olan kişiden yani aslında bir devlet başkanı küçük kardeş Castro’dan da bahsetmeyeceğim. Çünkü o devletin başında değilmiş zaten. Neden mi? Çünkü 50 yıllık hayat arkadaşı Vilma Espin kan kanseri. O zaman bahsedilmesi gereken sevdiğini en zor günlerinde yanında bırakmayan Raul’dir. Onu tanımadığım için ben sadece vazgeçişleri, tercihlerimizi, kaybedip, kazandıklarımızı ve sevmenin anlamını karalayacağım yine. ve yine haddim olmayarak.

Salih Bozok, Sarı Zeybek belgeselinin sonunda en yakın arkadaşının, devlet adamının ve sevdiği birinin arkasından onsuz anlamsız olan hayata daha fazla dayanamayacağı kararını vermiş, şuursuzca hızla merdivenlerden inerek Dolmabahçe’nin bir odasında kalbine tek kurşunu sıkmış diye anlatılır. Oysa daha sonra yine Can Dündar’ın kaleminden anlatılan Yaveri Atatürk’ü anlatıyor başlıklı kitabın ilk sayfalarında aslında olayın hiç de şuursuzca gelişmediği dile getirilir, bire bir kendi oğlunun ağzından. Mustafa Kemal’in son günlerinin yaklaştığı haberini aldığında ve anladığında gideceğini, kendi kendine bitirici kurşun darbesinin yerini bile tespit edecek, kendi oğluna “aile sana emanet” diyecek kadar planlı olduğunu ölümün.

Bundan birkaç yıl önce İran’lı ikiz kardeşler vardı. Birbirine yapışık. İstedikleri ayrılmak değildi, istedikleri sadece yüzlerini görebilmek birbirlerinin. Hayatı beraber yaşamak çoğu zaman ne kadar zorken, onlar birbirlerini tamamlıyorlardı. Biri öldüğünde diğeri de bırakmadı onu belki de bu yüzden.

Nazım uzaktakini sevdi derler hep. Oysa hep uzakta olduğunu söylemez mi hayatı.. Münevver’i seven kalp, karşı kıyıda başka bir kıza vurulduğunda uzak değil miydi memleket.. Kimi sevdi kimden vazgeçti o zaman biçare yürek?

“Yağmuru sevdiğini söylüyorsun ama yağmur yağınca şemsiyeni açıyorsun” diyen Sheakspare, korktuğunu dile getirmemiş en anlaşılır ve en tanıdık sözlerle…

Sevmek bazen ya da sevmek çoğu zaman vazgeçmektir en değerli bildiklerinizden, bazen kendi canınızdan..
Sevmek bazen ya da sevmek çoğu zaman korkmaktır sevmeme ihtimali akla düşünce, belki de bu yüzden uzakta kalmaktır.
Boyun eğmektir.
İşi, eşi, çocukları, en yakın dostu, kardeşi, anneyi babayı sevmektir hayat.
Sevmeyince olmaz velhasıl. Ve velhasıl bazen vazgeçmek acıtır.
Yitirmek kanattığı gibi yüreği. Ne onunla, ne de onsuz olmak nasıl yakıyorsa bedeni..

Raul, Salih, Nazım, Ayşe, Fatma, Lütfiye ya da diğerleri..
Mesleğiniz
Eviniz
Yaşadığınız yer
Tercihlerimiz…
Onlar bir tarafta kazanıp, bir tarafta hep kaybettiklerimiz.

2006